Şifreler güvenlik mi sağlıyor, güvensiz bir ortam mı yaratıyor?

  • HABER
  • 1 dk

Dijital dünyada elimizi neye atsak şifreyle karşılıyoruz. E-postalarımız, iş için kullandığımız bazı uygulamalar ya da bağlantılar, banka ve sosyal medya hesaplarımız bunların en başta gelenleri. Dijital güvenliğimiz için birbirinden farklı ve güçlü şifreler oluşturmaya çalışırken yoruluyor, onları unutuyor sonra yenilerini almak için tekrar uğraşıyoruz. Üstelik bu kadar uğraşmamıza, iki faktörlü kimlik doğrulama yapmamıza rağmen hacker’lara karşı elimizin kolumuzun bağlandığı zamanlar da oluyor. Bizim başımıza bir şey gelmemiş olsa bile, bu tür saldırıları hemen her gün okuyor, duyuyoruz.

Durum böyle olunca ortaya şu soru çıkıyor: Şifreler dijital güvenliğimizi sağlamaya yeter mi? Dünya Ekonomik Forumu’nun uyarısına bakılırsa, elimiz bu konuda sandığımız kadar güçlü değil. Forumun uyarısı şöyle: “Siber güvenlik hatalarının en az yüzde 80’i, kullanıcıların şifrelerine yönelik doğrudan saldırıları içeriyor!”


Çözüm şifresiz gelecekte mi?
Microsoft bu noktada “Çözüm şifresiz bir gelecekte olabilir” açıklamasıyla, çarpıcı bir çözüm önerisi sunuyor. ABD merkezli teknoloji şirketinin buradaki çıkış noktası, hepimizin şikayet ettiği üzere parolaları kullanmanın zor olması. Şirket, bu şifrelerin kullanıcılar ve kuruluşlar için güvenlik riskleri oluşturduğunu ve her ay ortalama 250 kurumsal hesaptan birinin tehlikeye girdiğini bildiriyor.

Parolasız bir hayat üzerine yoğunlaşan Microsoft, uzun süredir insanları şifresiz bir sanal ortama uyum sağlamaları için, geliştirdiği ürünlerle teşvik etmeye çalışıyor. Şirket, Hibrit Azure Active Directory Windows 10 cihazlarını açmak için FIDO2 güvenlik anahtarı gibi fiziksel şifreleme cihazları sunuyor.

Microsoft şifresiz bir dijital hayat için PIN veya cep telefonlarında da yer alan parmak izi, göz tarama gibi biyometrik önlemlerin kullanımını da destekliyor. Şirket, Biyometri ve FIDO2 güvenlik anahtarlarına geçişi, manipüle edilmeleri daha zor olduğu için desteklese de özellikle biyometri gizlilik endişelerini beraberinde getiriyor.


Yeni öneriler, yeni riskler
Çalıştığımız şirkete erişmemize izin veren bilgilerle dizüstü bilgisayarımıza ya da bulut tabanlı uygulamalara da erişebilsek hayatımız daha kolay olmaz mı? Microsoft’un hayalindeki dijital dünya böyle bir yer. Ancak bu tür cihazlar arası geçişler güvenliği daha da önemli hale getirdiği için soru işaretleri bir anda ortadan kalkmıyor.

Kısacası, şifrelerin ortadan kalkmasına yönelik her yeni öneri, yeni bazı risklerle karşımıza çıkıyor. Anlaşılan o ki, teknoloji dünyası daha etkin bir güvenlik yöntemi üzerinde anlaşana kadar şifrelerimize sahip çıkmamız gerekecek.


Kaynak:
pazarlamasyon.com