Sertaç Doğanay’dan; İnternette söylenen en büyük yalan: “Hüküm ve Koşullar’ı dikkatlice okudum ve kabul ediyorum”

  • HABER
  • 7 dk

Günümüz dünyasında hizmet kullanım şartları her internet sitesinde, sosyal medya platformunda, cep telefonu kontratında, kredi kartı başvurusunda karşımıza çıkıyor. ABD’de yapılan bir tüketici anketi, kullanıcıların yüzde 91’inin hizmet kullanım şartlarının tek bir satırını bile okumadan kabul ettiğini açığa çıkardı.

Dijital çağda hız, her şey demek. Fatura yatırmak için vezne kuyruklarında saatlerce sıra beklediğimiz, internetteki tek bir şarkıyı bir günde ancak bilgisayarımıza indirebildiğimiz dönemlerin üzerinden yüzyıllar geçmiş gibi. Bugün, dijital teknolojiler aracılığıyla pek çok işimizi geçmiş yıllara kıyasla daha hızlı ve zahmetsiz halleder hale geldik. Bu, bizim yeni normalimiz. Ortaya çıkan her yeni teknolojiyle birlikte, bu ‘normal’ tanımımız baştan yazılıyor. Geçmişte bize mucize gibi gelen teknolojilere bugün burun kıvırıp fazla kullanışsız ve yavaş bulabiliyoruz. Çünkü her yeni gün daha kullanışlı ve zaman kazandıran farklı dijital yollar önümüze seriliyor. Dijital dünyada, ürün/hizmet ve kullanıcı arasında uzanan bu yolların uzunluğu metrelerle değil, ‘tık’larla ölçülüyor.


“İhtiyacınız olan tüm ürünler bir tık uzağınızda”

Kabul edelim; hüküm ve koşulları okuyup kabul ettiğimizi beyan eden onay kutucuklarını, hedefe giden yolda bizi yavaşlatmak için yerleştirilen sinir bozucu engeller gibi görüyoruz bazen. Hedefe giden yolda önümüze gelen tüm kutucukları işaretliyor, tüm butonlara basıyor, böylece tıpkı bir oyundaymış gibi bir sonraki aşamaya geçmek için çabalıyoruz.

Fakat bu bir oyun değil. Bizler de sınırsız hakka, sonsuz cana, limitsiz krediye sahip sanal varlıklar değiliz. İnternette verdiğimiz komutların gerçek hayatta bağlayıcılığı vardır. Özellikle dijital kuruluşlarla aramızda yaptığımız sözleşmelerin, yani hizmet kullanım şartı bildirilerinin. Bir sitede profil oluştururken ya da internetten alışveriş yaparken, işimizi tamamlamaya yaklaştığınız o en son aşamada, önümüze getirilir hizmet kullanım şartları. İşimizi bir an önce halletmek için çoğu zaman göz gezdirme gereği bile duymadan, karşımızdaki kurumun bize sunduğu tüm şartları kabul ederiz.

Aslında çoğu kurum da kullanıcıların bu davranışının farkındadır. Başta sosyal medya platformları ve e-ticaret siteleri olmak üzere dijital ağdaki pek çok platformun, kullanıcıların kişisel verilerini suistimal etmek için bu açıktan yararlandıklarını biliyoruz.

Deloitte Global Mobile Consumer Survey: US edition https://www2.deloitte.com/content/dam/Deloitte/us/Documents/technology-media-telecommunications/us-tmt-2017-global-mobile-consumer-survey-executive-summary.pdf


Ölümsüz ruhun hakkı

Birleşik Krallık’da hizmet veren dijital oyun şirketi GameStation, müşterilerinden sadece kişisel verilerden biraz daha fazlasını ‘koparmaya’ karar verdi ve bir günlüğüne kullanıcı sözleşmesine aşağıdaki maddeyi ekledi:

“Milattan sonra 2010 yılının dördüncü ayının ilk gününde bu GameStation internet sitesi üzerinden bir sipariş vererek, şu an ve sonsuza kadarlık bir dilim için, ölümsüz ruhunuz üzerinde devrolunmaz haklarınızı bağışlamayı kabul etmiş olursunuz. Bu hakkımızı uygulamaya koymak istersek, ölümsüz ruhunuzu ve üzerinde iddia edebileceğiniz tüm hakları, gamestation.co.uk veya yetki verdiği cüceleri tarafından iletilecek yazılı bildiriyi takip eden beş iş günü içerisinde teslim etmeyi kabul etmiş olursunuz.”

Yukarıdaki madde kullanıcı sözleşmesine girdiği gün GameStation’dan alışveriş yapan 75 bin müşteri, ölümsüz ruhunun hakkını Birleşik Krallık’ın online oyun mağazasına devretmiş oldu. Aslında bu, son dönemde dijital dünyada kullanıcı sözleşmelerinin ne kadar saçma bir hal aldığını göstermek için GameStation tarafından yapılan bir oyunsal deneydi. Deneyin sonucuyla birlikte hemen hiç kimsenin hizmet kullanım şartlarını okumadığı kanıtlandı.


“Kullanıcı, ilk doğan çocuğunu sonsuza kadar servis sağlayıcısına vermeyi kabul ediyor”

2014 yılında Avrupa Polis Teşkilatı (Europol) tarafından yapılan bir başka deneyde, parlamento ve finans merkezi yakınlarındaki bilgisayar kullanıcılarına, bedava Wi-Fi servisinden yararlanmak karşılığında ilk doğan çocuklarını verip vermeyecekleri soruldu. Deneyin başlamasından kısa süre sonra, “Kullanıcı, ilk doğan çocuğunu sonsuza kadar servis sağlayıcısına vermeyi kabul ediyor” yazılı butona altı kişi tıklamıştı bile.

Kullanıcı sözleşmelerinin oldukça uzun ve karmaşık bir hukuki dille kaleme alındığı bir gerçek. Günümüzde bilişim hukukçuları ve profesyonel iletişimciler, Hukuk Tasarımı (Legal Design)  adı verilen çoklu disiplinli bir alanda, internetteki hukuksal içerikleri daha anlaşılır hale getirmek için yeni yöntemler arıyorlar. Gelecekte, kullanıcı sözleşmeleri uzun sıkıcı metinlerden ziyade karşımıza animasyon, çizgi roman, infografik gibi daha kolay tüketilebilir formlarda çıkabilir.

Kullanıcı sözleşmeleri daha anlaşılır olana kadar, bizim onları anlamak için daha fazla çaba sarf etmemiz lazım. Belki bu bizi yoracak ve yavaşlatacak ama dijital tehditlere karşı daha dayanıklı kılacak.

7.500 Online Shoppers Accidentally Sold Their Souls To Gamestation 

Londoners give up eldest children in public Wi-Fi security horror show