Telefonlarımız dinleniyor mu?

  • HABER
  • 3 dk

Son zamanlarda neredeyse hepimizin aklını aynı soru kurcalıyor: “Dinleniyor muyuz?” Dost sohbetlerinde, hemen herkes başına gelen olayları birbirine anlatarak, dinlendiğimiz tezini destekleyen argümanlar geliştiriyor.


Aslında arama motorunda arattığımız herhangi bir konunun, olayın, sonraki internet kullanımlarımızda karşımıza çıkmasına ya da bu başlıklarla ilgili reklam görmeye alışkınız. Çerez kullanımına izin verdiğimiz pek çok sitede bu durumla karşılaşmamız zaten artık sıradan.


Ama son dönemdeki tartışma konusu bundan farklı: Pek çoğumuz, herhangi bir veri araştırması yapmadığımız, sadece üzerine konuştuğumuz bir konunun daha sonra karşımıza bir yazı, reklam ya da video olarak karşımıza çıkmasından dolayı şaşkınız. Örneğin, “Evimin koltuk takımlarını yenilesem mi?” diye bir arkadaşınızla konuşuyorsunuz, sonrasında interneti açtığınızda bir bakıyorsunuz karşınıza arka arkaya koltuk takımı reklamları çıkıyor. Hatta spesifik bir marka belirttiyseniz, direkt o markanın ilanlarıyla karşılaşmanız mümkün. Bu durum, çoğu kişide “Ne oluyor, kimler bizi dinliyor?” korkusuna yol açıyor.



Uygulamalarda nelere izin verdiğinize dikkat edin!
Gerçekten dinleniyor muyuz? Konuyu yine alanında tecrübeli bir isme, Bilişim Teknolojileri Uzmanı Murat Arslan’a sordum. Arslan, yazılım firmaları her ne kadar gizliliğin esas olduğunu belirtse de, telefon veya bilgisayarlarımıza indirdiğimiz uygulamalar tarafından dinlenmemizin mümkün olduğunu belirtti.


Özellikle ücretsiz olarak indirdiğimiz uygulamalara girdiğimiz yaş, cinsiyet, yaşadığımız yer gibi bilgiler büyük verinin bir parçası olarak hizmet ediyor. Bu bilgiler markalar için gerekli hedef kitle analizlerinin bir parçası oluyor ve elden ele dolaşan bilgilerimiz sayesinde, bize uygun olabileceği düşünülen reklamların ortasında kalıyoruz.



Bunları zaten çoğumuz biliyoruz ancak asıl kritik nokta şu: İndirdiğimiz bazı uygulamalar bize “Mikrofon kullanımına, ses kaydına izin veriyor musun?” diye soruyor. Biz de gerekli ise buna ‘evet’ yanıtını veriyoruz. İşte bu özelliğe ‘evet’ deyip, demediğiniz kritik bir unsur olarak karşımıza çıkıyor.


Örneğin, Siri uygulamasını sıkça kullanıyorsanız mikrofon kullanımına mecburen izin veriyorsunuz. Bu da Siri kullanımı dışında konuştuklarınızın da mikrofon aracılığıyla o büyük veri ağına takılmasına yol açıyor. Dolayısıyla, o almayı çok istediğinizden bahsettiğiniz koltuk takımı da hemen karşınıza çıkıp, yeniden “Beni al” diye size göz kırpıyor.


Alabileceğiniz güvenlik önlemleri:
Uzmanlar, teknolojik çağda bu yolla dinlenmekten pek kaçış olmadığını söylese de bazı önlemler alabileceğimizi de belirtiyor:


1) Telefonunuza indirdiğiniz uygulamalarda neye izin verdiğinize dikkat edin. “Kabul Ediyorum” seçeneği her zaman güvenli olmayabilir. Hatta bu seçiminiz, kötü niyetli kişilerin bilgilerinize erişimini kolaylaştırabilir.
2) Telefonunuzun ‘Ayarlar’ sekmesinden, kullanmadığınız uygulamaları kaldırın.
3) Hiçbir durumda konum bildirmeyin.
4) Alışverişlerinizde sanal kart kullanın.


Bunun gibi pek çok tedbiri sıralamak mümkün, hatta belki de telefonu kullanmadığımız zamanlarda bulunduğumuz ortamda bile tutmamalıyız; ancak “ne mümkün” dediğinizi duyar gibiyim. O yüzden hiç değilse hangi uygulamayı indirdiğimize ve bunu yaparken nelere izin verdiğimize dikkat etmemiz çok önemli.